Alkoller kimyasal olarak hidroksil grubu içeren
hidrokarbonlardır. Birçok alkol çesidi bulunmaktadır. Bunlardan ikisi,
etilalkol (etanol) ve metilalkol (metanol), en basit ve birçok yerde
kullanımı en yaygın olan alkollerdir.
Alkollü içkilerde bulunan etil
alkol, üzüm, arpa, erik, şeker kamışı v.b. birçok şekerli bitkiden elde
edilir. Etil alkol, genelde bu besinlerdeki şekerin mayalar ile
fermentasyonu ve diger yöntemlerle oluşur. Alkol yüzdeleri birada 4-8, şarapta 9-12, rakı, votka, viski, cin ve rom gibi içkilerde ise 40-45
olarak bulunur. İçkilerle alınan alkol hızla kana karışarak vücüdun
diğer kısımlarına yayılır, bunun %20’si mideden, geri kalan kısmı ise
ince bağırsaklardan emilir. Alınan alkolün %90 kadarı karaciğerde yıkıma
uğrarken, diger kısmın çoğu da solunum, terleme ve idrar yoluyla
değişime uğramadan vücuttan atılır, bu uzun bir zaman alir. Dolayısıyla
kahve içimi, vücut egzersizleri gibi yolların, alkolün vücuttaki etki
süresini kısalttığı düşüncesi pek doğru değildir.
Etilalkol vücuttaki
yıkılımı esnasında, önce diğer başka maddelere dönüşür. Alkolün zararı
esas olarak bu ara toxic (zehirli) maddelerden kaynaklanır. Örneğin, bu
ara maddelerden olan asetaldehit, karaciğerin siroz hastalığı ve birçok
kanser çesidinden sorumludur. Etilalkolün vücutta, zatürre, menenjit ve
idrar yollarında hastalığa neden olan bir bakterinin çoğalmasını
körüklediği de bilinmektedir. Kandaki alkol seviyesi %0.4 üzeri
olduğunda genellikle ölümle sonuçlanmaktadir.
Etilalkolün en önemli
etkisi trafik kazalarının büyük sorumlusu olmasıdır. Ülkemizde ticari
taksi, dolmuş, minibüs, otobüs, kamyon ve tır sürücüleri alkollü araç
kullanamaz. Özel araç sürücüleri için alkol sınırı ise 0.50 promildir
(1 litre kanda 0.5 gr alkol), bu da hacim olarak kanda %0.063 (binde
0.63) alkol bulunmasıdır. Bu sınırdan sonra, dikkat dağılmakta, kişinin
kendi hareketlerini kontrolü ve düşünme yetisi kaybolmaktadır. Bir
bardak şarap, yarım şişe bira veya bir tek rakıda yaklaşık 12 gram
alkol bulunur.
Metilalkol ise önceleri odun talaşından ve günümüzde
yapay olarak petrol, doğal gaz gibi kaynaklardan elde edilen zehirli,
iyi yanıcı, uçucu ve renksiz bir alkoldür. Çözücü özelliğinden dolayı
fotokopi makinalarında, cam ve benzer maddeleri temizleyen sıvıların
yapımında, boya inceltici olarak ve diğer birçok yerde sanayide
kullanılır. Yanlışlıkla içildigi zaman, ilk beş saatte sarhoşluk yapar,
daha sonraları baş, mide ağrısı ve kusma görülür. Bulanık görmeden
sonra körlük, felç ve sonuçta da ölüme neden olur.
Metilalkol ve
propilalkol, antifiriz yapımında da kullanılır. Çünkü alkollerin donma
ve kaynama noktası yüksektir. Böylece araçların motorundaki suyun
soğukta donmasını, sıcakta ise kaynamasını önler, ayrıca motorda
paslanmayı da önler. Amerika’da araçlardan etrafa yayılan antifiriz
yüzünden her yıl onbin kadar kedi ve köpeğin öldüğü bilinmektedir.
Antifriz
Alkol tıpta anestezide, ve mikroplara karşı dezenfektan olarak, ayrıca
biyolojide ve canlı ile ilgili müzelerde, ölmüş canlıların özel
kaplarda bozulmadan saklanması için kullanılmaktadır. Alkol yanıcı
özelliği dolayısıyla, ikinci dünya savaşında petrol yokluğunda
taşıtlarda yakıt olarak kullanılmıştır. Çevreye verdiği zararlı
atıkların petrolden çok az olması nedeniyle, günümüzdeki taşıtlarda da
alternatif akaryakıt olarak kullanılması gündemdedir.